Lost, Terminator (TSCC), Battlestar Galactica

Bugün enteresan rüyalarıma bir yenisini daha ekledim. Lost, Terminator The Sera Connor Cronnicals ve Battlestar Galactica’dan harmanlanmış bir rüya gördüm. Bunda Lost ve Battlestar Galactica’nın sezon finallerini birer gün arayla izlemiş olmamın etkisi var diye düşünüyorum.

Rüyamda konferans salonu gibi bir ortamda üç dizinin kötü adamları Benjamin Linus (Lost’tan), Cromartie (Terminator’den) ve Cavil (BGS’den) birer sandalye atmış yanyana muhabbet ediyorlardı. Ben bunları görünce birden sinirlenip “ulan ne işiniz var burda şerefsizler” diyerek bunlara doğru yürümeye başlıyorum. O sırada Benjamin Linus herzamanki sakinliğiyle gülümseyerek “Hi” diyor. Böyle diyince iyice çileden çıkıyorum. Adama saldırıyorum. Yakasından tutup ayağa kaldırıyorum. Bu sırada Cromartie (su katılmamış saykodur kendisi) bir an ayağa kalkacak oluyor ve Cavil eliyle Cromartie’yi durduruyor; gayet sakin bir ses tonuyla “yaw boşver biz bulaşmayalım bu meseleye robotuz biz, onlar insan bırak birbirini yesinler” diyor. Bu laf üzerine Cromaritne geri yerine oturuyor. Biz öylece Linus’la kavga ederken rüya bitti.

Bu karakterleri tanımayanlar ya da hatırlamayanlar için kısaca bir hatırlatmak isterim. Hatırlatayım ki kiminle düşman olduğum, kimin üstüne yürüdüğüm daha iyi anlaşılsın. (Bu yazı diziler hakkında spoiler içermektedir!!!)

Benjamin Linus

zzzfk8 Dizide sürekli Sawyer, Jack vs. gibi sümsük karakterlerden dayak yediği için genelde üstü başı kirli, tozlu ve ağzı burnu dağınık halde dolaşan ortamların en korkunç adamı. Dizide genel olarak bir iyi ya da kötü karakterden bahsedemesek de Others’ın lideri olması itibariyle bir ara dizinin merkezindeki sümsük karakterlerin başbelası haline gelmişti. Dizide benim en sevdiğim adamlardan biriydi ama son bölümlerde yönetmen asaletini neredeyse sıfırladı.

Babası Roger Linus da dahil Dharma Initiative’in adadaki varlığına son vermiş ve Others’ın başına geçmiştir. Kesinlikle şiddete karşıdır, hiçbir şekilde şiddet uyguladığı görülmemiştir (işini sakin yapar) ve hiçbir zaman kibarlığı elden bırakmaz. Kafasına silah dayayan Jack’e “Hi Jack” diye selam verecek kadar sakin ve soğukkanlı bir insan. Sürekli yalan söyler, hiçbir zaman güvenilmez. Kişilerin zayıf noktalarını bulup bunları kullanarak sürekli istediğini elde edebilmiştir. Onu öldürmesi için adaya getirilen bir helikopter dolusu adamdan sağ kurtulan olmamış ve bu esnada Benjamin eline silah bile almamıştı mesela.  Ama gelen adamların psikopat lideri kızını öldürünce Benjamin de olduğundan farklı birine dönüşmeye başladı. Sonuçta, konuşmasına izin verildiği sürece tehlikeli bir insandır. Sürekli söylediği “I always have a plan” sözü de doğrudur.

Soyismine dair bilgilendirme; Linus sözcüğü Yunan mitolojisinden gelir. Güneş ve güzel sanatlar Tanrı’sı Apollon ile Zeus’un kızı Urania’nın sanatçı oğlu’dur. Urania’nın uzmanlık alanı (her ilahi varlığın bir tane vardır) astronomi ve uzay’dır.

John Cavil

john-cavilBattlestar Galactica dizisinde bir numaralı Human Cylon (Cybernetic Lifeform Node) modellerinden biri. Zaten dizi boyunca ikide bir birilerinin Cylon çıkmasından seyirciye gınay geldi ama Amerika’nın güney eyaletlerinde mısır üreten çiftçi görünümündeki bu abi hakiki Cylon’dur. Diriliş gemisinin kapsama alanının dışında Cylon arkadaşlarını  öldürecek kadar cani bir kişiliği var.

Cylon’lar arası iç savaş çıkıp bölünme yaşandığında bu abi insanlara kaynaşan taraftan olmamıştır. Hatta insan biçiminde tasarlandığı için tasarlayan abladan nefret etmektedir. Aslına bakarsan katılıyorum kendisine, okadar Cylon’sun; halen birbiriyle ses dalgaları yayıp sonra onları deşifre edip, sonra da anlamlandırarak haberleşiyorsun. Saçma. Onun yerine Cylon’dan Cylon’a Terabit Wireless bağlantıyı kur ve hiç insan dilini işin içine katma. Direk binary olarak haberleş. Ya da mor ve kızıl arasındaki renkleri gören dandik insan gözü yerine bir cismin yaydığı her türlü dalgayı algılayan sensörler yap kendine. Ama diziye göre böyle yapınca “human feeling” olmazmış. Adam robot, human feeling olsa ne olmasa ne.

Abiye kıyafetiyle her gördüğü erkek insanla (diziyi az çok bilen için bu jargon garip gelmeyecektir) kolayca cinsel ilişkiye girebilen, sarışından kumrala renk renk Cylon’larla kıyaslandığında dizideki en tehlikeli karakterdir.

Cromartie

cromartiePilot bölümlerin birinde tanıştık bu psikopatla. Kendini öğretmen olarak tanıtıp John Connor’ı öldürecekti ki Cameron imdadına yetişti ve dizideki esas oğlan, İsa Mesih karışımı sarışın Amerikan gencinin hayatını kurtardı (Zaten bir şekilde kurtarılıyor ve hep kurtarılacak) Sonra zamanda yolculuk yaparken ışınlar saçan manyetik kürenin içine korsan giriş yaparak, kendini o ekiple beraber geleceğe götürmeyi başarmışdı. Orada kendine yeni bir yüz, yeni bir stil kazandırmış ve ilk filmdeki Arnold Schwarzenegger, ikinci filmdeki T1000’in modern versiyonlarından biri olarak dizide yerini almıştır.

Bu robot farklı, diğer robotlar gibi aptal değil. İnanılmaz yaratıcı. Sürekli planlar yapıyor, tuzaklar kuruyor ve ot biçer gibi adam öldürüyor. John zaten hepten boş beleş. Adam daha “I am not a child” modunda kendini ispat peşinde koşan ergen bir delikanlı. Sera Connor’a da yeni kazandırılan “insancıklar ölmesin”, “hümanist-gerilla-anne” karakteriyle birlikte saçma sapan işlere kalkıştığında -mesela tuzaklara kafa üstü dalmak- Derek karakteri ortamları toparlıyor ve (her nekadar birbirlerini pek sevmeseler de) Cameron da Derek’e lojistik destek sağlıyor. Yoksa Sera ve John bu kafayla ta ikinci sezonun başında Cromartie’ye yem olurdu.

Bulunduğu eve baskın yapan FBI polislerini kuş tüyü yastık gibi balkondan savuran bu adamın bana ters ters bakarak ayağa kalkması hareketinin rüyada bile nekadar tırstırıcı olduğunu tahayyül etmek zor değil ama ben yine de Benjamin Linus’un yakasını bırakmamıştım.

Paylaşma seçenekleri:

    Leave a Reply

    Your email address will not be published. Required fields are marked *