Hepsiburada.com – Bir Alışveriş Sitesi (Çetesi)

Bugün internetten alışverişin öncülerinden kabul edilen hepsiburada.com ile ilgili olarak yazmak istiyorum. Bilenler biliyordur, bilmeyenler için kısaca bilgi vereyim; hepsiburada.com adında geçen adreste meskun bir internet sitesidir ve internet üzerinden bir takım ürünler satar.

Herşey, bir fotoğraf makinesi sipariş etmekle başladı. Sayfanın her yerinde siparişin üç iş günü çerisinde kargolanacağı yazıyor, nitekim geçmişte de ufak tefek alışverişler yaptığımızda öyle de oluyordu. Uzun bir aradan sonra tekrar bir alışveriş yaptım ve bu defa tam anlamıyla belayı satın aldım.

Üç iş gününde kargo yalanı

Üç iş gününde kargoya verileceği söylenen ürünün durumu, üçüncü günün akşamı halen “tedarik sürecinde” olunca telefon edip sordum ve bana “yarın tedarik edilecek, bu konuda size bilgi verilecek” denildi. Bir sonraki gün halen tedarik sürecinde olan ürün için aradığımda “ürünün hemen hemen tedarik edildiğini, tedarik edilir edilmez kargoya verileceğini, bu konuda da bilgilendirme yapılacağını” söyldiler.

Müşteriyi yıldırma politikası

Hergün aradığımda “ithalatçı firmadan cevap bekleniyor”, “konuyla ilgili bilgilendirileceksiniz” vs. gibi ardı arkası gelmeyen başından savma politikalası dokuzuncu gününe girdiğinde artık ipler koptu. Artık konuların tonu değişmişti, telefola aradığımda ise hiçbir şekilde muhatap bulamıyordum. Karşıma çıkan her bireye meseleyi baştan itibaren anlatıp sonra çözüm beklerken “arkadaşları bilgilendiyirorum, konuyla ilgili olarak sizi bilgilendirecekler” denilerek önceleri başından atma şeklinde işleyen politikanın artık bir yıldırma aracı olarak kullanılmaya başladığı bir dönem başlamıştı. Telefonda konuştuğum, elinde hiçbir yetki olmayan şahsa “bana bilgi değil ürünümü verin” dediğim zaman ise, az önce de belirttiğim gibi, elinden hiçbirşey gelmeyen şahıs sadece arkadaşlarına iletebileceğini ve benim konuyla ilgili olarak bilgilendirileceğimi söylüyordu.

Aslında burada çok ciddi bir manipülasyondan da sözedilebilir, artık öyle bir noktaya geliyorsunuz ki ürünü değil, ürünün akibetini, ürüne dair bilgiyi arar oluyorsunuz. Sizi oaylarken de vaat ettikleri iki gün sonra bilgi verileceği ancak alışverişe konu olan meta, bilgi değil bir üründü.

En son, onuncu gününde, ürünün ellerine ulaştığını söylediler ancak bu da iş günü olmadığı için kargoya veremeyeceklerini söyleyip Pazartesi günü yani on ikinci gün kargoya verdiler. Ürün elime geçti geçmesine ama ciddi bir sinir harbinden sonra.

Olmayan cayma hakkı

Buraya kadarki kısmı okuyanlar diyecektir ki “kardeşim sen de vaz geçseydin!”. Haklılar da, ama o iş okadar kolay değil. Teoride bir cayma hakknız var ama pratikte bu cayma hakkı aslında size kesilen bir başka ceza. Cayma şu şekilde oluyor; paranız iki iş günü (!) içerisinde hesabınıza yarıtılıyor. Ancak, eğer taksitle alışveriş yapmışsanız (ki çoğu internet alışverişi taksitle yapılır) kradi kartınızda bloke koyulan miktar taksit sayısı kadar ayda taksit taksit kaldırılıyor. Sözgelim, 5 tl değerinde bir ürünü beş taksitle aldınız ve caydınız ya, o limit kartınızdan düşüyor ve her ay 1 tl lik bloke kaldırılıyor. Yani kredi kartınıza koyulan sözkonusu limit aylarca devam ediyor. Ancak pahalı bir ürün sipariş etmişseniz, işte o zaman tam anlamıyla tongaya bastınız. Çünkü, kredi kartınız aylarca kullanılmaz halde kalabilir.

Malum, birçoğumuz aileden varlıklı insanlar değiliz, hepimiz çalışarak birşeyler kazanmaya çalışan insanlarız ve kredi kartlarımızdan da borç eksik olmaz. İşte ben hepsiburada.com’dan alışveriş yaparken bu büyük hatayı yaptım ve caysam bile bu makineyi en az altı ay alamayacağım garantilenmiş oldu. Kısacası, bu sitenin (pardon çetenin) eline birkez düştüm.

Hırsızlıktan üç farkını bulun

Hırsızlığın, insan psikolojiside yarattığı tahribatı bir kenara bırakırsak, pratikte insana olan etkisi, kendisine ait olan bir malın bir başkası tarafından haksız yere el konulması sürecidir. Benim bu sitede yaşadıklarımla karşılaştırdığımıda ise biçim olarak pek hırsızlıkla bir ilgisi görünmese de, pratikte aynı durum sözkonusu. Şöyle ki, benim parasını ödediğim, bir başka deyişle artık sahibi olduğum bir mal, tanımadığım, bilmediğim insanlar tarafından alıkonulmuş durumda. Sonunda bir şekilde bana iade edileceği taahhüt ediliyor ancak ben parasını ödeyip de sahibi olduğum halde  malı kullanma hakkım birileri tarafından gasp edilmiş durumda. Hırsızlıkla aynı etkiyi yapıyor, üstüneüstlük malınızı gasp edenler bir de “bilgilendirileceksiniz” diyerek sizinle dalga geçiyorlar.

Kişiye değil topluma zarar

Hepsiburada.com’un olmayan iş ahlakından mağdur olmuş bir vatandaş olmanın ötesinde, bilişim sektöründe çalışan, bu alandan ekmek yiyen biri olarak da hepsiburada.com’u kınıyorum. Yazının girişinde de belirttiğimiz üzere, sözkonusu site online alışveriş kavramının öncülerindendir. Bunlar da böyle yaparsa eğer, demek ki diğer sitelere hiç yaklaşmamak gerek. İmam cemaat ilişkisi, bir başka deyişle. Bu şekilde diğer alışveriş sitelerine de zarar verdikleri gibi, sektöre yeni girecek olanların da önünü bir şekilde kapatmış oluyorlar. Sonuçta etik kavramından uzak  bir işletmenin kendi basit çıkarı için söylediği yalanlar, sonra müşteriye karşı “parayı aldım gerisini boşver” tarzı yaklaşımlar yüzünden bu alanda faliyet yürütecek olan ahlaklı, namuslu ve dürüst kişi ve firmalara çok büyük zarar görüyor.

Tavsiye ve son söz

Bir müşteri olarak size tavsiyem, kesinlikle ve kesinlikle bu siteden alışveri yapmamanız yönündedir. Eğer benim yazdıklarım inandırıcı gelmiyor ise, ekşi sözlük, itü sözlük, uludağ sözlük, şikayetvar.com gibi birçok başka kaynaktan insanların tecrübelerine ulaşabilirisiniz. Denemeye kalkmayın, çok ciddi bir sinir harbi yaşamak zorunda kalabilirsiniz.

Paylaşma seçenekleri:

    Leave a Reply

    Your email address will not be published. Required fields are marked *