Köpek Meselesi Üzerine

Dün bir haber gördüm, görüntüde adamın biri motosikletten inip bir köpeğe pompalı tüfekle defalarca ateş ediyor*. Gören, aralarında namus davası var sanır. Sosyal medyada da bu konu ile ilgili olarak çokça şey söylendi. Esasen burada bu olay üzerinde durmayacağım, sadece kısa bir tespit yeterli olacaktır diye düşünüyorum. Köpek burada husumete neden olan özne değil nesne konumunda. Bu konu aklıma başka bir meseleyi getirdi, ondna bahsetmek istiyorum.

İTÜ teknokentin önünde üç tane köpek durur. Bu köpeklerden bir tanesi cins bir Alman kurdudur ve özel güvenlik birimine ait eğitimli bir köpektir. Diğer ikisi ise birkaç cinsin kırması gibi görünen, yaşlı ve uyuşuk köpeklerdir. Bu köpeklerin talihi (ya da talihsizliği) vakitlerinin büyük bir bölümünü teknokent gibi beyaz yakalı güruhunun içinde geçiriyor olmalarıdır. Çünkü insanlar yemek artıklarından mamaya kadar türlü çeşitli kıyıntı ile beslerler. Bu durum bu köpekleri inanılmaz derecede asimile etmiştir. Artık yiyecek peşimden koşmak gibi bir kaygıları kalmadığı gibi yiyecek fazlasını kargaların götürmesine hiç aldırış etmezler. O tek başına üç adam yiyecekmiş gibi duran Alman kurdu dahi o ortamda insanlardan birşeyler bekleyen tembel bir dilenciye dönüşmüştür.

Bütün gün oralarda pinekleyen bu hayvanların köpek olduğunu hatırladığı bir durum vardır. O da teknokentin önündeki alana motokuryelerin gelişi. Motokuryeler gelir gelmez direkt motosiklete doğru havlayarak koşarlar. Bu havlamaya diğer köpeklerin iştiraki de fazla sürmez. Motokurye binaya girenekadar bu ısrarlı havlama da sürer. Başlarda hiçbir anlam verememiştim, ancak sonradan bunun neden öyle olduğunu anladım. Sıkıntı köpeklerle ya da motokuryelerle ilgili değildi. Sıkıntı, özel güvenlik elemanlarıyla ilgiliydi. Oraya gelen motokuryelere kötü davrandıklarını farkettim. Bir motokurye oraya yaklaşır yaklaşmaz yolun üst tarafındaki güvenlik telsizle arkadaşlarına haber verir. Daha sonra en yakın olan üvenlik, motokuryeye doğru gider. Motosikletini nereye bırakmış ve nasıl parketmiş olursa olsun muhakkak bir kez daha doğru yere ve düzgün bir şekilde park etmesini isterler. O an ki psikolojik durumuna göre bazen binadan uzak bir yer gösterip oraya gitmesini de isteyebilirler. Motokuryenin“zaten 2 dk’da teslimatı yapıp çıkacağım abi” minvalindeki açıklamalarına karşı da genellikle kızarak ve azarlayarak cevap verirler. Özetle, oardaki güvenlikler üç beş paraya çalışan bu garibanları ezmek için gözüne kestirmişlerdir. Bütün bu olanlar da oralarda pinekleyen köpeklerin gözü önünde olur ve bir süre sonra köpekler de motokuryelere tıpkı güvenlikler gibi davranmaya başlamıştır. Kaldı ki, köpekler o insanlara kötü davrandığı vakit güvenlikler tarafından herhangi bir uyarı ile de karşılaşmıyorlar. Uzun lafın kısası, köpeklerin motokuryelere karşı agrsif davranış sergilemesi olayıyla ilgili olarak suç köpeklerde değil oradaki özel güvenliklerde.

Girişte bahsi geçen olayda da ateş eden kişinin motosikletle gelmesi bende benzeri bir durum varmış gibi bir his uyandırdı. Bana öyle geliyor ki (belki de tamamen sallıyorum, zamanla öğreneceğiz) bu olayda ateş eden adam her gün bir sebeple oradan motosikletle geçmek zorundaydı, köpeğe karşı da kısmen veya tamamen fobisi olan birisiydi ve köpek de sürekli olarak adama (büyük kalkar küçüğe bakar hesabı) hırlayıp duruyordu. Kimseye dert anlatamayınca da böyle kötü bir yol seçti.

Toparlarsak, olayın tasvip edilebilir bir tarafı yok. Ancak köpek sahipliği, hele de profesyonel anlamda köpek sahipliği dikkat ve özen isteyen bir konudur. Özellikle bekçilik amacı ile beslenen bir köpek, yoldan gelip geçen insanlar için bir tehdit unsuru olmamalıdır. Ya da teknokent örneğinde olduğu gibi, işi gereği bir yerlere girip çıkması gereken insanlar köpekler için hedef haline getirilmemelidir. Sonrasında bu tür tabloların ortaya çıkmaktadır. Bu durumdan ne ateş eden, ne köpek sahibi ne de kamu huzur bulacaktır.

 

* Girişte bahsi geçen olayın görüntüsü;

https://www.youtube.com/watch?v=YR6hXgrxbcA

Paylaşma seçenekleri:

    Leave a Reply

    Your email address will not be published. Required fields are marked *