June 29, 2009
Beta olma hali hiçbir zaman sona ermeyen Gmail, yakın zamanda gerçekleştirdiği ve gerçekleştirmeyi planladığı yeniliklerle kullanıcıların gözdesi olmaya devam ediyor.
Eklenti Boyutu Büyüyor
Gmail’de önceden 20 MB olan eklenti boyutu artık 25 MB. Bir zamanlar yahoo’nun 6 MB olan mailboxları 10 MB’a çıkardığı zaman attığım sevinç çığlıklarıyla kıyaslayınca Gmail’in konuyla ilgili nasıl bir değişiklik yaptığı daha iyi anlaşılır. Önceden eski Yahoo adresimin iki kopyasını Gmail’de tek bir mailde gönderebilecekken, şimdi 2.5 kopyasını gönderebileceğim.
Google bu değişikliği 22 Haziran’da duyurmuştu.
read more »
June 10, 2009
Danseden, top oynayan, hatta halay çeken robotlardan sonra Japon (Osaka merkezli) robot üreticisi Toyo Riki Co. yemek yapabilen bir robot yaptığını duyurdu. Okonomiyaki adındaki bu robot 1.37 metre boyunda, 217 kilo ağırlığında. Boyuna göre kilosu biraz fazla olsa da o bir aşçı. Krep için gereken malzemeleri karıştırarak işe başlayan Okonomiyaki, hazırladığı karışımı tavaya dökerek pişiriyor ve bir spatula yardımıyla servis ediyor. Son olarak da krepin üstüne hangi sos istenildiğini de soruyor.
İlk aşamada sadece krep yapacak bilgiye ve kapasiteye sahip ama gerekli yazılım güncellemelerinin ardından kendisinin menemen, makarna, pilav, karnıyarık, kebap hatta çiğköfte bile yapacağından eminim. Bir üst versiyonu ev silip, odayı da toplasın ilk müşterisi benim.
Hadi bakalım Japonlar, çalışmaya devam, dijital karnıyarık ve patlıcanlı kebap için biraz daha gayret…
Ek: Halay çeken robot modelleri aşağıdaki resimden görülebilir;

Halay Çeken Robotlar
April 28, 2009
Başlığı yanlış okumazınız, Lost dizisindeki Sawyer karakteriyle tanıdığımız Josh Holloway’den Ergenokon Destanı kapsamında gözaltına alınan Türkan Saylan’a destek geldi. Bildiğimiz gibi geçen yaz Sawyer, Magnum reklamında oynuyordu. Bu reklamda kullanılan kıyafetler açıkartırmayla satılmış ve geliri ÇYDD’ye bağışlanmış. Dizide Sawyer’a gıcık olurdum, özellikle de ilk sezonlarda ama şimdi gözüme girdi, aferin sana Sawyer.
April 6, 2009
Bugün dünyayı kurtaracağı ilan edilen, esmer süpermen, Amerikan başkanı, devletlü Hüseyin Barrack Obama Türkiye’deydi. Ne mutlu bize. Artık millet olarak karada ölüm yok bize.
Haberlere şöyle bir göz gerzdireyim derken ilk önce gereksiz haber kaynaklarından (isim verip hiçbir gazeteyi rencide etmek istemiyorum, onlar kendilerini bilir) başlayayım dedim. Gördüğüm haberlerin ilkesizliği, kalitesizliği, içerdiği aşağılık kompleksi beni önce bu ükenini vatandaşı olduğumdan, sonra da insan olduğumdan utandırdı.
Haberlerden biri Obama’nın, Melih Gökçek’in yaptığı espiriye gülmesiyle ilgiliydi. Sırf bu olaydan dolayı Melih Gökçek öldüğünde kendisine bir anıt mezar yaptırırlar diye düşünüyorum. Belki de yıllar sonra sadece “yaptığı espriyle Obama’yı güldüren ilk belediye başkanı” diye hatırlayacağız. Hatta dinci takvimlerinin tarihte bugün sayfalarında 6 Nisan’dan “Melih Gökçek’in Obama’yı güldürdüğü gün” diye söz edilecek. Durum gerçekten çok fena.
read more »
September 5, 2007
Daha önceden sıksık yaptıpğım Milliyet’in sitesinden haber okuma işini haftalardır yapmadığımı farkettim. Sebebine gelince, haberleri okur okumaz insanın sinirleri tepesine çıkıyor, kan beynime sıçrıyor, ağzım bozuluyor.
İnsanı sinirlendren iki tip haber var. Birinci grup, haberin içeriği sinir bozucu olanlar. Zaten bu tip haberlerin başlığı sinir bozucudur. Başlıktan sonra gelen özet cümlesi bile insanı çileden çıkarmaya yeter bazen. Zaten o tip haberleri hiçbir zaman okumam ama milliyet sağolsun bu tarz haberleri manşetten patlatınca ister istemez insanın morali yerle bir oluyor. Düşünsenize, bilgisayarın başına oturup, bugün ülkede neler olmuş diye siteye giriyorsunuz, karşılaştğınız ilk 5 haberden birinin başlığı şöyle “on yaşındaki kıza tecavüz edip kafasını taşla ezdiler…”. Öff ulan diyip başka bir habere geçiyorum. Burada ikinci tür sinir bozucu haber kategorisi ortaya çıkıyor.
İkinci grup sinir bozucu haberler de haberin özünde birşey olmadığı halde gazetenin bunu abartıp saçma sapan bir hale getirmesinden kaynaklı. Örneğin, harp okullarının açılış töreninde askerlerin kılıç çekmesini “asker Abdullah Gül’e kılıç çekti” şeklinde bir başlıkla sunan gazete, gayet sıradan bir olaydan bir sansasyon yaratmak konusunda başarılı.
Asıl sinir bozucu olan ise, yorumlar. Bazen yazılan yorumları görünce neden bazı insanların beyninin göbek deliği pisliğinden ya da ayakkabı tabanından yapıldığını sorarım hep kendime. Hatta bazen o yorumlar okadar çileden çıkarıcı olur ki, küfür repertuarımda ne var ne yok hepsini o an sıralarım.
Bütün bu sebeplerden dolayı artık gazete okumuyorum. Kafam rahat. Tabi, zaman zaman dünyaya gözleri kapatıp rahatlayan kafa daha nekadar rahat kalabilecek.